Tehcir Edilen Halkların Sözde Rehabilitasyonu

mehmetnurituran

            Tehcir farklı yoğunlukta Stalin’in 1953’teki ölümüne kadar sürdü. SSCB ve Komünist Parti yönetimin tümü bu tehcir politikasının ortaklarıdır. Çünkü her bir yönetimin “halkın düşmanları”na karşı belgeleri imzalamak ve yürürlüğe koyma görevi vardı. Birçok seferde bu temizlik operasyonlarının organizatörlerine ve istihbarat üyelerine karşı da yapılıyordu. Yani tehcir’e alet olanlar da öldürüldü G Yagoda, N.I Ezhov bazıları görevden alındı. Öyle veya böyle SSCB yönetiminin tümü bunu onayladı ve rol aldı. 1956’dan sonra tehcir Komünist parti içindekiler tarafından bir birine karşı kullanıldı bazıları görevden alındı. Ama bu bir kaç insanla sınırlı kaldı ve suçlular cezalandırılmadı. 1964 den sonra bu gibi yaklaşımlar hiç olmadı. Sürgün edilen Kürtler özel statüleri vardı ve onlara “özel yerleşimciler” deniyordu. 8 Ocak 1945 de NKVD ve SNK (Sovyet Halk komiserliği) özel yerleşimciler hakkında özel yönetmelik çıkardı, vatandaşlık haklarını geri verildi ve yaşadıkları yerlerdeki katı kurallar yumuşatıldı. Ama göç ve özgürce yaşama hakları yoktu. Yine de bu şekilde kaçışlar oluyordu ve 1.10.1948 2.104.751 kişiden 77 541 insan kaçtı. Bunlardan % 2,2 si alman, % 3,5 Kuzey Kafkasyalılar, % 4,4 Kırım Tatarlarıydı.

            Her zaman bunların yaşadıkları yerlerde özel birlikler vardı. NVD ( İç istihbarat) SNK (Sovyet Halk Komiserliği) kaçış girişimleri için çok sert kanun ve önlemler alıyordu. 24 Kasım 1948’de bunlar Kürtlere karşıda uygulandı.

            26 Mart 1953 L.P. Beria yüksek Sovyet konseyi başkanlığına gönderdiği raporda bu konuda af çıkarılmasını istedi. Sonraki gün yani 27 Mart 1953 yüksek Sovyet başkanlığı af için genelge çıkardı. İçinde siyasi mahkûmların affedilmesi akrabaları ve aile üyelerinin ile birlikte serbest kalmasını da içeriyordu. Ancak bu kararname tehcir edilen halklar için umutsuzluğa yol açtı. Bulundukları yerlerde onlara özel uygulanan bazı yasal değişmemiş ve hakları geri verilmemişti. 1954 -1955 arasında o kamplar veya kolonilerde hızlı bir şekildi 88278 siyasi tutuklu serbest bırakılmış onlardan 32798’i davaları yeniden değerlendirilecek olanlardı. 55480’i Sovyetler birliğinin mahkeme başkanı talimatıyla bu da 17 Eylül 1955 yılına kadar sürmüş. 1941- 45 dünya savaşındaki İşgalcilerle iş birliği yapan ve onlara yardım ettikleri gerekçesiyle tutuklanan Sovyet vatandaşlarına af çıkarılmıştı. Yine aynı yıl CM Kararı ile bu özel yerleşimciler için pasaport verme kararı alındı (10 Mart 1955).

            Kruşçev 25 Şubat 1956 tarihli “kişilik kültü ve onun sonuçları üzerine” adlı raporuyla bu yasaya son verdi. 1956 pasaport vize kurumunun talimatıyla (ve çok hızlı bir sıralamayla) tüm yasaklar kaldırıldı. Serbest seyahat özgürlüğü ve Moskova gibi büyük kentlerde çalışma izni verildi. 18 Nisan’da da Kürtlere ilişkin kısmi serbestlikler tanınmıştı, seyahat ve getirildikleri bölgelerden hariç diğer tüm yerlere gitme ve yaşama özgürlükleri tanındı.

            Hukuksal olarak kitlesel rehabilitasyondan sorumlu komisyonu başkanlığına P.N.Pespelov getirildi. 1954 -1961 yılları arasında delil yetersizliğinden 737182 kişi rehabilite edildi ve 208448 kişi suçsuz bulundu. 1962-1983 arası ise 157055 kişi rehabilite edildi.

            Rehabilitasyon süreci 1980’lerin başlarında Mihail Gorbaçov ve Alexander Yakovlev’in “Perestroyka” ile birlikte tekrar başladı. 1988-1989 yılları arasında 844740 insan rehabilite edildi. SSCB yüksek konseyi 1989 yılının 11. ayında çıkardığı deklerosyonda şöyle diyordu; “ Stalin rejiminin barbarca eylemleri sonucunda ikinci dünya savaşından sonra Balkarlar, İnguşlar, Kavruklar, Karaçaylar, Kırım Tatarları Almanlar, Mesetin Türkleri ve Çeçenler göçe zorlanmıştır. Tehcir politikaları Kore, Yunan, Kürt ve diğer halkların kaderlerini de felakete uğrattı. SSCB yüksek konseyi Halkların kaderlerine karşı işlenen suçları mahkûm eder. Bunla uluslar arası yasalar ve sosyalist düzenin hümaniter anlayışına aykırıdır. Sovyetler, insan haklarını kabul ediyor ve bu olayların ülkemizde hiçbir zaman tekrar etmeyeceğini garanti eder.”

            Haftaya; “Kafkasya Kürtlerinin Hazin Hikâyesi” başlıklı yazı dizimin son bölümü olan “Sonuç ve Bugünkü Durum” konusunu işleyerek bitireceğim.

Bu Yazıya Emoji ile Tepki Ver

0
0
0
0
0
0
0
0
0

Bunlar da Dikkatinizi Çekebilir!

Makale Hakkında Yorum Yapın!

Bir cevap yazın

Makale Hakkında Yapılan Yorumlar

Bu yazıya henüz yorum yapılmamış.