Tanzimat Fermanı’nın Kürdistan’a Etkileri

mehmetnurituran

3 Kasım 1839’da Gülhane Parkı’nda Sadrazam Mustafa Reşit Paşa tarafından okunarak ilan edilen Ferman, “Tanzimat Fermanı” olarak adlandırılmış; bu fermanla başlatılan sürece tarihimizde Tanzimat Dönemi denmiştir. Tanzimat hareketinin amacı, Osmanlı devlet idaresini o asrın idarî esaslarına dayandırmak, devlet gücünün tek merkezden en etkili bir biçimde kullanılmasını sağlamaktır. Bu açıdan bakıldığında, Tanzimat, merkeziyetçiliği, demokrasiyi değil, Metternichçi bir sistemi amaçlamaktadır. Bu dönemde sadece sadrazam değil, sadrazamla birlikte etrafındaki bürokrat kadro da yönetimde söz sahibi olmuştur. İmparatorluğun modernleşme tarihinin bu çarpıcı döneminde Bâb-ı Âli bürokratları yönetime hâkimdi. Bürokratlar, imparatorluğun işlevini yitirmiş kurumlarını canlandırmak, sarsılan merkezî otoriteyi yeniden kurmak, devleti malî, idarî ve adlî alanlarda düzenli bir yapıya kavuşturmak için dizginleri ele aldılar. Bu aydın- bürokrat grup, XIX. yüzyılın başından beri devleti sarsan milliyetçi ayaklanmalara ve çeşitli bölgelerdeki başkaldırmalara karşı “bütün tebaanın eşitliği” ilkesi etrafında Osmanlılık siyaseti güderek imparatorluğun iç bünyesindeki yapı dönüşümünün yarattığı sorunlara bir çözüm arama kaygısını taşıyorlardı. 3. Gülhane Hatt-ı Hümayûn’unu izleyen 1840 yılı, yeniliklerin uygulandığı yıl olmuştu. Ancak uygulamanın ne şekilde yapılacağına ilişkin önceden hazırlanmış bir program yoktu. Özellikle can ve mal güvenliğinin sağlanarak vergilerin, herkesin gelirine göre alınması için mal, mülk ve nüfus sayımına gerek vardı. Ayrıca hükümette bu konuda tecrübeli eleman da bulunmamaktaydı. Bunların yanı sıra yeni düzenlemelerin yanlış yorumlanması ile birlikte, çıkarları zedelenenlerin büyük tepki gösterecekleri düşünülüyordu.

Bu yüzden Tanzimat’ın öngördüğü malî, idarî ve askerî yenilikler imparatorluğun bütününde uygulamaya konulamadı. Öncelik hükümetin kesin denetiminde olan yakın eyaletlere tanındı. Başta Edirne olmak üzere, Bursa, Ankara, Aydın, İzmir, Konya ve Sivas eyaletlerinde Tanzimat’ın öngördüğü şekilde mal, mülk ve nüfus sayımı yaptırılarak uygulamaya başlandı. Trabzon Eyaleti’ne de öncelik verildiyse de, karşılaşılan tepki üzerine uygulama ertelendi. Tanzimat’ın uygulanmasında en büyük tepki hiç şüphesiz Cizre ve Hakkâri yöresinden gelmiş; yılların biriktirdiği sorunlar, Diyarbakır Eyaleti’nde yeni yönetim tarzının yürürlüğe konmasından kısa bir süre sonra, bölgede hükümete karşı büyük bir isyanın çıkmasına sebep olmuştu. Tanzimat’tan önce bölgede mütesellimlik yapan ve yüzyıllar boyu bölgeyi yönetmiş bulunan bir aileden gelen Bedirxan Bey, Redif Askerî Teşkilatı’nın kurulması ile birlikte Redîf Miralayı olmuştu. Cizre-Botan Emiri olarak uzun süre devlete sadık kalmış ve devlete önemli hizmetler yapmış olan Bedirxan Bey, Diyarbakır’da Tanzimat’ın uygulanması ile birlikte bölgede hükümete karşı büyük bir isyanın çıkmasına yol açmıştı. Onun isyanı, bu dönemde, İmparatorluğun hem içinde hem dışında büyük yankılar uyandırmış ve 1843-1848 yılları arasında devleti uzun bir süre meşgul etmiştir.

TANZİMAT ÖNCESİ BEDİRHAN BEY-HÜKÛMET İLİŞKİLERİ

Emirliğin ilk yıllarında hükümet ile ilişkilerini iyi tutan Bedirxan Bey, II. Mahmut  döneminde bölgeye yönelik olarak yapılan askeri hareket sırasında (1833-1839) devletin yanında yer almış, bu tutumu onun hem tasfiye olmasını önlemiş hem de bu süreçten önemli bir güç elde ederek çıkmasını sağlamıştır. Cizre Beyi Bedirxan Bey, izlediği bu politikayla bölgede elde ettiği aşiret güçleri üzerindeki nüfuzuna hükümetin de desteğini eklemiştir. 1839 Nizip Savaşı, Osmanlı Devleti için Kürdistan bölgesinde yeni bir safhanın başlangıcı olmuştur. Bu savaşta alınan yenilgi, bölgedeki askerî gücünün nispeten kırılmasına ve siyasî egemenliğin büyük ölçüde azalmasına sebep olmuştur. Mevcut durumdan yararlanan Bedirxan Bey, bir süre sonra bölgenin tek hâkim gücü olmaya başladı. Bu durum, hükümet tarafından da fark edildi; ancak, ilk zamanlarda herhangi bir müdahalede bulunulmadı. Hatta Bedirxan Bey, belli bir süre desteklendi. Bunun sebebi ise, böyle karışık bir dönemde bölgeyi denetim altında tutabilmek için onun bölgedeki gücü ve nüfuzundan yararlanmak istenmesiydi. O güne kadar devletten yana politikalar izleyen Bedirxan Bey, strateji değiştirerek mevcut ortamdan yararlanıp bölgede etkisini ve nüfuzunu artıracak politikalar izlemeye başladı. Bu amaçla, dağınık hâldeki Kürt aşiretlerini kendi etrafında toplayarak aşiretler arasındaki düşmanlık ve ihtilafları ortadan kaldırmak için sıkı bir çaba harcadı.

Küçük aşiretleri kolayca kendi çevresinde topladı. Bunun sebebi ise, 1838 yılında Bâbıâli’nin Doğu Harekâtı sırasında güçlü aşiret reisleri ya dağılmış ya da sürgün edilerek bölgeden uzaklaştırılmışlardı. Başsız kalan bölge halkı, Bedirxan Bey’in siyasî gücü ve nüfuzundan dolayı ona sığınmayı kendileri için daha uygun görmüşlerdi. Bu dönemde hükümetin Irak’taki Arap ayaklanmalarını bastırmakla meşgul olması, onun bu siyasî ortamdan iyice yararlanmasını sağladı. Bedirxan Bey, yöneticisi olduğu Cizre, Botan ve Hacı Behram kazaları ile kendi idaresi altındaki halktan çok düşük miktarda vergi alması, Musul ve çevresindeki köy ve kasabalardan birçok halkın onun bölgesine göç etmesine sebep oldu. Bu durum, Bedirxan’ın kendi emirliği dışındaki bölgelerde de nüfuzunun artmasını sağladı. Yapılan göçler zamanla birçok kaza ve nahiyelerin atıl ve harap duruma düşmesine yol açtı. Mevcut durum da merkeze vermesi gerekli olan vergiyi veremeyen kaza, nahiye ve sancakların Sadaret’e kadar uzanan şikâyetlerine sebep olmuştur. Bedirxan Bey’in egemenlik ve nüfuz alanı Van, Sabala, Revanduz, Siverek, Sert ve Sincar’ı da içine katarak Diyarbakır’a kadar dayandı. Musul yakınlarında kendine karşı gelişen birtakım olayları yatıştırdıktan sonra Aşna ve Urmiye’yi işgal etti. Bedirxan Bey, Kürdistan’ın bu kadar geniş bölümünü egemenliği altına alabilmiş tek Kürt beyidir. Onun sahip olduğu yeni konum İran Şahı’nın da dikkatinden kaçmamıştı. Şah, Bedirxan’ı yanına çekebilmek için zaman zaman kendisine kıymetli hediyeler göndermekteydi.

Selam ve duâ ile Allaha emanet olun.

(Bedirxan Bey yazı dizisi önümüzdeki haftalarda da devam edecektir.)

Bu Yazıya Emoji ile Tepki Ver

0
0
0
0
0
0
0
0
0

Makale Hakkında Yorum Yapın!

Bir cevap yazın

Makale Hakkında Yapılan Yorumlar

Bu yazıya henüz yorum yapılmamış.