Selâhaddin Eyyubi – 2

mehmetnurituran

Revadilerin, Selçuklularla İlişkisi

1071 Malazgirt Savaşı’nda Bizans İmparatoru Romen Diyojenin ittifak teklifini red edip diğer Kürd aşiretleri ile beraber Selçuklu Sultanı Alparslanın komutası altında Malazgirt meydan muharebesine girdikleri konusunda çoğu tarihçi birleşir. Keza bu savaşın ardından Anadolu’ya ve  daha güney kesimlere yapılan göç dalgasına Selâhaddin’in ataları da katılır.

Dedesi Şadi,  Revadi Kürd Aşireti’nin reisi konumundaydı ve Büyük Selçuklu komutanları ile arası oldukça iyi idi. Hatta  Minosrky’e göre Necmeddin Eyyub’in Tikrit Bölge komutanlığına getirilmesinde Şadi’nin yakın arkadaşı olan Bağdat Valisi Bihruz’dan ricasının etkisi vardır.

Revadilerle Zengilerin Yakınlaşması

Musul ve HalepAtabegi olan İmadeddin Zengi’nin ordusu 1131’de Karaca el-Saki tarafından mağlup edildi ve Zengi, Tikrit’e sığındı Selâhaddin’in babası Necmeddin Eyyub ve amcası Esedüddin Şérko (Şérko Kürdçede  Dağ Aslanı anlamındadır), Zengi’ye yardım etmiş ve Tikrit’te hapsedilen Aziduddin el-Mustevfi’nin kaçmasını sağlamışlardır. Bunun üzerine Bağdat valisi Bihruz ile araları açılmış, buna mukabil Zengilere yaklaşmışlardır. Şérko’un bir Selçuklu yüksek memurunu öldürme olayından sonra iki kardeş Zengi’ye başvurmuş ve 1138’de görevinden alınan Necmeddin Eyyub ve ailesi İmadeddin Zengi’nin hizmetine girmiştir.

İmâdüddin Zengî ölünce oğlu Nûreddin Mahmud, Halep ve civarının Atabegi oldu (541/1146), Şérko da onun en yakın kumandanı haline geldi. Necmeddin Eyyûb bu dönemde Dımaşk Atabegliği’ne (Tuğteğinliler) bağlanmak zorunda kaldı. İki kardeş, Nûreddin’in Haçlılar’la mücadelesinde ve onun Dımaşk’ı (Şam diye bildiğimiz şehrin adı Dımaşk’dır. Şam şimdiki Suriye, Filisitn ve Ürdün’ü içine alan tüm bölgenin adıdır.) ele geçirmesinde önemli rol oynadı. Nûreddin, Şérko’yu ordu kumandanlığına, Eyyûb’u Dımaşk valiliğine tayin etti.

Selâhaddin’in annesi Selçukluların Harim (حارم) emiri Şihabeddin Mahmud ibn Tokuş el-Harim’un kızkardeşidir. Kardeşlerinin isimleri Tacülmülk Böri, Seyfülislam Tuğtekin, Melik Adil Ebu Bekir ve Şahinşah’dır. (İbn Kesîr, El Bıdaye Ve´n-Nihaye, Çağrı Yayınlar.)

Selâhaddin’nin Çocukluğu ve Eğitimi

Böyle bir ortam içinde şehzade gibi yetişen ve iyi bir eğitim gören Selâhaddin genç yaşlarında Haçlılar’a karşı yapılan seferlere katıldı ve Dımaşk şahneliğine kadar yükseldi. (Vali adına halkın sorunlarını çözen devlet görevlisi) Sanatla ve ilimle uğraşırdı. Selâhaddin’in biyografisini yazan al-Wahrani Onun Öklid Geometrisi, Astronomi, Matematik ve Aritmatik konularında uzman olduğunu belirtir. Mantık, felsefe, sosyoloji, fıkıh (İslam hukuku) ve tarih öğrendi, Şam’daki Dar’ul-Hadis’den (Hadis Üniversitesi) mezun oldu. (Mehmet Kemal Işık, Ünlü Kürd Bilgin ve Birinci Kuşak Aydınlar, Sorun Yayınları, Kasım 2000, ISBN 975-431-111-0, s.23.)

Selâhaddin’nin Kariyerinin Başlangıcı

Nûreddin Zengi’nin iki ideali vardı biri Fâtımî halifeliğine son verip Müslümanlar arasındaki bölünmüşlüğü ortadan kaldırmak ikinciside Hiristiyanların eline geçmiş olan başta Küdüs olmak üzere İslam beldelerini kurtarmaktı.

Beklediği fırsat 558 (1163) yılında iktidardan uzaklaştırılan Fâtımî Veziri Şâver b. Mücîr’in yardım istemek için Dımaşk’a gelmesi ile eline geçti.

Bu sırada Mısır’daki Fâtımî Devleti kriz içindeydi. Fâtımî halifeleri nüfuzlarını kaybettiğinden ülke sultan unvanı alan vezirler tarafından yönetiliyor ve iktidar sık sık el değiştiriyordu. Bu yüzden hem Haçlılar hem Nûreddin gözlerini Mısır üzerine dikmişti. Mısır’ı ele geçiren taraf diğer tarafa karşı stratejik bir üstünlük sağlayacaktı. Selâhaddin’nin  amcası Şérko’un kumandasında 559 (1164), 562 ve 564 (1169) yıllarında Mısır’a yapılan seferlere katılan Selâhaddin usta bir kumandan ve devlet adamı olarak sivrildi. Daha önceki iki seferinde Şâver’in sözünde durmaması sebebiyle Dımaşk’a dönmek zorunda kalan Şérko 564 yılındaki üçüncü seferinde emrindeki Kuvvetlerle Kahire’ye girdi. Fâtımî Halifesi Âdıd-Lidînillâh bu sırada öldürülen Şâver’in yerine Şérko’u vezir tayin etti.

 Şérko iki ay sonra ölünce Halife Âdıd, kumandanların baskısıyla onun yerine yeğeni Selâhaddin’i “el-Melikü’n-Nâsır” unvanıyla vezir tayin etti (25 Cemâziyelâhir 564 / 26 Mart 1169). Amcasının ölümünün ardından Nûreddin Mahmud Zengî’nin Mısır’daki ordusunun kumandanı olan Selâhaddin aynı zamanda Fâtımî halifesinin veziri olarak bu iki önemli görevi üstlendindiğinde 31 yaşında idi. Selâhaddin, daha sonra Nûreddin Mahmud Zengî’ye danışarak onun nâibi sıfatıyla Mısır’ı ve Mısır’a bağlı yerleri müstakil bir hükümdar gibi yönetmeye başladı.

  Selâhaddin Mısır’a hâkim olunca kendisine karşı direnen Fâtımî çevreleriyle, onları destekleyen Haçlılar ve Bizanslılar’la mücadeleye girişti. Saray ağası Cevher’in liderliğindeki Fâtımî muhalifleri Selâhaddin’i iktidardan düşürmek için Haçlılar’la temasa geçtiler. Bunu öğrenen Selâhaddin Cevher’i ortadan kaldırdı. Cevher’in öldürülmesi üzerine Fâtımî taraftarları isyan ettiler (Ağustos 1169). Selâhaddin bu isyanı kısa sürede bastırdı.

 Ardından Haçlılar ve Bizanslılar Dimyat’ı kuşattılarsa da Selâhaddin karşısında başarı elde edemediler. Mısır’a tam anlamıyla hâkim olan Selâhaddin orduyu yeniden teşkilâtlandırdı.

Sünnî medreseleri ve yeni kurumlar açtı. Fâtımî bürokrasisini kademeli olarak tasfiye etti. Nihayet Nûreddin Zengî’den gelen emir üzerine 567’de (1171) Fâtımî hilâfetine son verdi.

566 (1170), 567 ve 568 (1173) yıllarında Selâhaddin, Kudüs Haçlı Krallığı’na karşı seferlere çıktı. Eyle’yi (Elath, Ailat) zaptetti, iki defa Kerek bölgesine sefer yaptı. 568’- de ağabeyi Turan Şah kumandasında önce Nûbe’ye, ardından Hicaz ve Yemen’e seferler düzenledi.

Nûbe seferi geçici bir istilâ oldu, ancak Yemen ve Hicaz seferi kalıcı sonuçlar verdi, bu yerler devletin birer eyaleti haline geldi. Aynı yıl Şerefeddin Karakuş kumandasında Berka’ya sefer yapıldı. Berka ve Trablusgarp seferleri daha sonraki yıllarda devam etti. Libya ile Tunus’un bir kısmı Selâhaddin’e bağlandı. Libya’daki hâkimiyet 609 (1212) yılında Şerefeddin Karakuş’un Veddan’da öldürülmesiyle son buldu.

Bu Yazıya Emoji ile Tepki Ver

0
0
0
0
0
0
0
0
0

Makale Hakkında Yorum Yapın!

Bir cevap yazın

Makale Hakkında Yapılan Yorumlar

Bu yazıya henüz yorum yapılmamış.