Selâhaddin Eyyubi – 1

mehmetnurituran

Paylaşılamayan Adil, Cömert, Alim, İslamın En Sevilen Sultanı Selâhaddin Eyyubi

Öncelikle şunu belirtmek isterim ki yazım size uzun ve çok teknik gelebilir ancak bu kadar özetleyebildim. Lakin İslam tarihine damgasını vuran önemli bir şahsiyeti başka türlü anlatamazdım. Ayrıca roman tarzında yazı yazmayı sevmiyorum bu insanı gerçeklikten koparıyor.

Bu sebeple Selâhaddin Eyyubi’yi bir yazı dizisi olarak sizlere sunacağım. Bu hafta bu yazı dizisinin ilk bölümünü okuyacaksınız.

Selâhaddin’nin Ortaya Çıktığı Dönemde Siyasi Ortam Selâhaddin Eyyubi tarih sahnesine çıktığı zaman Büyük Selçuklu devleti yıkılmış yerini yedi Selçuklu devleti, beşte Selçuklu Atabegliği almıştı, hepside birbiriyle rekabet halindeydi. Ayrıca Mısırda kurulan Şiâ Fatimi Halifeliği Sünni Abbasi Halifetiyle rekabet etmekteydi. Yani alem-i İslam bügünkü gibi paramparçaydı. Bunu fırsat bilen Haçlılar peşpeşe  Haçlı seferleri düzenlemeye başladılar. Koca alem-i İslam bu seferlere siyasi birlikten yoksun olduğu için bu seferlere karşı koyamadı hatta bazı idareciler sırf kendi durumlarını sağlama almak için Haçlılarla ittifak yaptılar. Sonuçta Kudüs ve çevresindeki elliiki şehir ayrıca Urfa, Antakya, Tarsus Haçlıların eline geçti. Ele geçirdikleri yerlerde büyük katliamlar yaptılar. Bütün Müslümanlar bir lider ve kurtarıcı bekledikleri bir dönemde Allah bu salih ve yiğit kulunu gönderdi.

Selâhaddin’nin Künyesi ve Kökeni

El-Melik el-Nasır Ebu’l Muẓaffer Selâhaddin Yusuf bin Necmeddin Eyyub, D;1138, Tikrit Ö; 4 Mart 1193, Şam), Eyyubi hanedanının kurucusu olan hükümdar.

Dünya tarihinde haklı bir şöhret kazanan ve örnek bir sultan olarak gösterilen Selâhaddîn-i Eyyûbî, İslâm tarihinin en tanınmış kahramanlarından biridir. Mehmed Âkif Ersoy onu “Şark’ın en sevgili sultanı”, Fransız tarihçisi Champdor “İslâm’ın en saf kahramanı” diye nitelemiştir. Selâhaddin kaynakların ittifakla belirttiğine göre dindar, merhametli, cömert, güler yüzlü, vakur, sağlam iradeli, mert ve heybetli bir kişiydi.

Selâhaddin Eyyubi’ye tarih boyunca farklı etnik kökenler atfedilmiş, çeşitli halklar mirasını sahiplenmişlerdir. Bunu temel sebebi bu kadar başarılı ve sevilen bir Sultana sahip olma hissidir. Ancak kendi devrinin tarihçileri ile batılı tarihçiler ve iki kişi haricinde bütün Arap tarihçileri Selâhaddin’in  Kürd  olduğunu açıkça bilirtirler bizde bu yöndeki  kaynakları vererek gereksiz tartışmalara girmek istemiyoruz.

Kürt Olduğunu Belirten Kaynaklar

1-Asad ad-Dîn Shîkûh and Najm ad-Din Aiyûb, who was the eldest of Shâdi’s sons, were natives of the .town of Duwîn and drew their origin from the Kurdish tribe called ar-Rawâdiya. (Esedüddin Şérko ve Necmeddin Eyyub, Duwin kasabasının yerlisi olup kökleri er-Ravadiye adlı Kürd aşiretine dayanan Şadi’nin en büyük oğullarıydı.), Ibn Khallikan’s Biographical Dictionary (translated from the Arabic by Bn Marc Guckin de Slane), Vol. 4, Paris, Printed for the Oriental Translation Fund of Great Britain and Ireland, 1871, s. 481.

2-V. Minorsky, Studies in Caucasian History, Cambridge University Press, reprinted 1977 (first edition: Taylor’s Foreign Preee, 1953), ISBN 0 521 05735 3, s. 124 – 132.

3-s.26-27. Saladin. Andrew S. Ehrenkreutz, State University of New York Press, 1972. History e-book project.. ACLS Humanities E-book.

4-Lee Hancock, Saladin and the Kingdom of Jerusalem: the Muslims recapture the Holy Land in AD 1187, The Rosen Publishing Group, s.23, 2004.

5-Salâh ed-Dîn (Saladin) was the son of Ayûb, and grandson of Shâdi, a Rawâdiya Kurd of the great Hadâniya tribe. He was thus of Kurd descent. Several of his bravest warriors and most trusted counsellors were Kurds, and during his reign, and that of his brother el-‘Âdel, Kurds ruled in Armenia, Mesopotamia, Syria, Palestine, Egypt, and Arabia., note by Lieutenant-Colonel Conder (Claude Reignier Conder), Baha’ Al-Din Yusuf Ib Ibn Shaddad, Saladin Or What Befell Sultan Yusuf , Kessinger Publishing,s. xv

6-…bir Kürd asker ailesi, Müslüman dünyanın lideri olur: Bu lider Eyyubilerdir.” , “1169 yılında, fethedilen Mısır’da, Suriye ordusunun bir Kürd emiri, Selâhaddin, amcasının ardından vezirliğe yükselir.” Boris James, Saladin et les Kurdes: Perception d’un Groupe au Temps des Croisades, A Special Issue of Études Kurdes, Paris: L’Harmattan, 2006 – Boris James, Selâhaddin ve Kürdler: Haçlılar Döneminde Bir Topluluğun Kavranması, İngilizceden Türkçe’ye tercüme eden Nazlı Bilgiç, Istanbul: Avesta, 2011, s.7 ve arka kapak

7-“being neither Arab nor Turk, but a Kurd of the Rawadiya clan” Stanley Lane-Poole, Saladin and the fall of the Kingdom of Jerusalem, G.P. Putnam’s Sons, London, 1898, s.4

8-Dr. Mehmet Sılay, “Ortadoğu Barışının Mimarı Selâhaddin Eyyubi”, İstanbul, 2009.

Türk kökenli olduğunu belirten  Türk tarihçileri varsada bunların elle tutulur hiçbir kaynakları mevcut değil. Diğer bir görüş ise tarihçi İbn Haldun’un Mukaddime adlı eserinde belirttiğine göre Selâhaddin Eyyubi’nin atalarının, Yemen’in Himyeri vilayeti eşrafından Hezbâniyye Kürdlerinin Ravvadi aşretine mensup Araplardan olması ve bu aşiretin Himyeri bölgesini yüzyıllarca yönetmiş olan Devs hanedanına akraba olmasıdır( İbn Haldun, “Mukaddime”, 2. cilt, s. 622, Milli Eğitim Bakanlığı, 1996.) Ancak İbni Haldun Selâhaddin’den iki yüz sene sonra yaşamıştır çok iyi bir sosyolog ve devletlerin kuruluş asabiyelerini analiz etmekle beraber bir tarihçi olarak kabul görmemiştir. Ait olduğu Revadi Kürd Aşireti,  Şeddadi  Kürd Devletine tabi olarak Güney Kafkasya’da varlığını sürdürmekteydi.  Nahçıvan Hanı olduklarında tarihçiler müttefiktir.

Gelecek hafta yazıma, Selâhaddin Eyyubi’nin aşireti olan Revadilerle, Selçuklularla ilişkisine değinerek devam edeceğim.

Bu Yazıya Emoji ile Tepki Ver

0
0
0
0
0
0
0
0
0

Makale Hakkında Yorum Yapın!

Bir cevap yazın

Makale Hakkında Yapılan Yorumlar

Bu yazıya henüz yorum yapılmamış.