NEWROZ veya NEVRÛZ

mehmetnurituran

Politize olmuş bir konuyu yazmak çok zordur. Çünkü siyaset söz konusu meseleye ön yargıyla bakar ve o meselenin sadece siyasi yönüyle ilgilenir veya kendi siyasi görüşüne nasıl alet edeceğine bakar. Maalesef her türlü tarihi ve kültürel mevzunun politikleştiği bir dönemde yaşıyoruz. “Newroz” kelimesinin yazılışının bile tartışma konusu olduğu ve mahkemelere taşındığı bir ortamdan yeni çıktık. Elimden geldiği kadar siyasi tartışmalara zemin oluşturmayacak bir şekilde bu kültürel halk bayramının tarihi ve kültürel yönünü yazacağım.

“Newroz” ya da “Nevrûz”. (Azerice: Novruz, Farsça: نوروز – Noruz, Kürtçe: Newroz, Özbekçe: Navruz, Türkmence: Nowruz, Kazakça: Naurız, Kırgızca: Nooruz, Kırım Tatarcası : Navrez.)

Farslar, Kürtler, Azeriler, Anadolu Türkleri, Afganlar, Arnavutlar, Gürcüler, Türkmenler, Tacikler, Özbekler, Kırgızlar, Karakalpaklar, Kazaklar tarafından kutlanan geleneksel yeni yıl ya da bahar bayramı. Newroz diğer Türk devlet ve topluluklarında da kutlanılır. Bunlardan Azerbaycan‘da Novruz, Kazakistan‘da Navrız meyrami, Kırgızistan‘da Nooruz, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti‘nde Mart Dokuzu, Kırım Türklerinde Navrez, Batı Trakya Türkleri‘nde ise Mevris adları ile anılır.

 İsim kökeninde kelimenin aslı eski Farsça’dan gelir: Yeni anlamındaki Nava ve Gün Işığı/Gün anlamındaki rəzaŋh birleşerek oluşturmuşlardır. Anlamı “yeni gün/günışığı” dır ve günümüzün Farsçasında da hâlâ aynı anlamda kullanılmaktadır (Nev: Yeni + Ruz: gün; anlamı “yeni gün”) İrani dillerdeki gün anlamına gelen Ruz (Farsça), Roç (Beluçca), Kürtçede üç farklı telaffuzu var. Roc (Zazaca), Roz (Soranice) ya da Roj (Kurmanci) sözcükleri Proto-İranicenin “Rauça”sından gelir. Bu da eski Hint-Avrupacanın manası Işık olan Leuk kelime köküne dayanmaktadır. Şu en eski şekilden Rusçadaki Luç, Almancadaki Licht, Yunancadaki Leukós, Latincedeki Lux, İngilizcedeki Light ve Ermenicedeki Luy da oluşmuşlar. Proto-Iranicede Rusçadaki gibi bir k > ç ses ertelemesi ortaya çıkmıştır ve ayrıca ‘L’ sesi ‘R’ye dönüşmüştür.

Eski İrani dili olan Avesta dilinde Raôçah zamanında esasen ışık demekti. Eski Hint-Ari dilindeyse (bugünkü Kuzey Hindistan’da var olan dil grubu) Roçiş kullanılmaktadır. Nevrozun tarihi kökeni; Putperestlikte bütün putpereslerin ortak özelliği bir şekilde güneşi kutsal bilmeleridir ve bundan dolayı da güneşle ilgili yani mevsime bağlı bayramlar hepsinde görülür. Ondan dolayı da o dönemlerden itibaren çeşitli halklar, tarımsal faaliyetlerin ortaya çıktığı baharın başlangıcında ve hasat mevsiminde kutlamalar yapmıştır. Meselâ Eski Bâbil’de Akitu festivali denilen kutlamalar yılın ilk ayı sayılan nisanın ilk on iki gününe tekabül ederdi. İbrânîler ise birinci, altıncı, yedinci ve dokuzuncu ayların ilk günlerini yeni yıl günü olarak kutlardı (Fohrer, s. 382). İsrâiloğulları’nın, kökeni Kenânîlere kadar uzanan yedi günlük Fısıh (Mayasız Ekmek) bayramı da yılın ilk ayında arpa hasadına denk düşerdi. (Bright, s. 164). Tarımsal faaliyetlerin sonunu ifade eden ve Zagmug (Akiti) diye adlandırılan hasat bayramı Sumerlerce de kutlanırdı (ER, X, 419).

Newroz teriminin tarihte ilk yer aldığı kayıtlar, M.S. 2. yüzyıldaki Pers İmparatorluğu kayıtlarıdır, ancak bundan çok daha önce İran’da Zerdüşt öncesi dönemlerden itibaren hasat veya bahar kutlamalarını ifade eden Mihrican (Mehrecan) kutlamaları Newroz’un var olduğu konusunda çeşitli bilgiler bulunmaktadır (ER, X, 341). Buna dair delillere Ahamenîler devrine ait (M.Ö. 559-330) kabartmalarda rastlanır. Bu döneme ait saray duvarlarında bulunan temsilî resimler büyük ihtimalle Newroz kutlamalarında krala yapılan yıllık hediye takdimini temsil etmektedir (Eliade, I, 320; Boyce, s. 57).

İran’da güneş takviminin ilk ayı olan Ferverdînin ilk gününde güneş koç burcunda iken bahardaki gündüz-gece eşitliği zamanında kutlanmaya başlanan Newroz, geleneksel İran düşüncesinde efsanevî İran kralı Cemşîd’le veya Zerdüşt’le ilişkilendirilir. Başta Şahnâme yazarı Firdevsî olmak üzere birçok kişiden gelen rivayetlere göre Newroz, Cemşîd’in ifritlerce çekilen ilâhî saltanat arabasıyla göklere yükselmesi anısına kutlanmaktadır. Bu ifritleri Cemşîd’in yakaladığına ve insanların hizmetine verdiğine inanılırdı (ER, X, 341). Bir başka geleneğe göre ise Zerdüşt, eskiden beri ateşin kutsiyeti anısına kutlanan bahar bayramını Newroz şeklinde düzenlemiştir (Boyce, s. 34).

İslâm öncesi İran geleneğinde Newroz hem millî hem dinî karakterde bir bayramdı. İranlılar, Newroz’u mitolojik kralları Keyûmers ve Cemşîd’in tahta oturuş günü, yeni kahraman Feridun’un, Cemşîd’in iki kızını esir alan dev Azdahak’ı (Dahhâk) öldürdüğü gün olarak kutlamışlardır (Widengren, s. 60 vd.; Eliade, I, 320).

Eski İran’da Newroz aynı zamanda genelde tabiatın, özelde ise ateşin yaratılışıyla ilgili dinî bir bayramdı. Dolayısıyla Mecûsîlik’te Newroz ateşin efendisi Aşa Vahişta’ya atfedilmiştir. Newroz’da, sonbaharla birlikte yeryüzünden ayrılan bitkilerin ve suların koruyucusu güya ilâhî varlık Rapîtvîn’in ilkbaharda yeniden yeryüzüne dönüşü de kutlanmaktadır (ER, X, 341). Bundan başka İran geleneğinde Newroz günü “Fereveşîler” (ölü kişilerin ruhları) inancıyla da irtibatlı görülürdü. Buna göre 20 Mart’ta dünyaya dağılan Fereveşîler bugünün sonunda yeryüzünden çekilmektedir (Boyce, s. 72-73).

Bu bağlamda Newroz eskiye ya da eski yıla ait kötülüklerin, uğursuzlukların ve kıtlığın sona erdiği, yeni bir sevinç, umut ve bereketin başladığı gün olarak görülmektedir. Bu da bu bayramın İranlılarca dinî motiflerle bezenmiş tarımsal karakterli yeni yıl kutlaması olduğuna işaret etmektedir. İran geleneğinde Newroz’la ilgili çeşitli kutlamalar dikkati çekmektedir.

Rahipler Newroz’u Âzer ayının 1-6’sında, halk Newroz’u Ferverdîn’in 1-6’sında kutlardı. Sâsânîler döneminde 1-6 Ferverdîn’e (21-26 Mart) rastlayan Newroz kutlamalarının

yeni yılın ilk gününe denk düşen birinci gününe “Newroz-i kûçek” (küçük Newroz) veya Newroz-ı âmme, altıncı gününe ise “Newroz-i büzürg” (büyük Newroz) ya da Newroz-i hâssa denilirdi. Newroz-i hâssa Zerdüşt’ün doğum günü olarak da kutlanırdı (Boyce, s. 180; Taqizadeh, IX [1938], s. 607-608; ERE, V, 872). Bugün az sayıda da olsa İran’da varlığını devam ettiren Mecûsîler’le (Gabarlar) Hindistan’ daki Parsîler Newroz (Cemşîd-i Newroz) kutlamalarını sürdürmektedirler. Mecûsîler’in 21 Mart’ta başlayan Newroz bayramı yaklaşık iki hafta devam etmektedir. Ezdîler ise bu kutlamayı temmuz sonunda yapmaktadır (Boyce, s. 221). Newroz kutlamalarına Sâbiî geleneğinde de rastlanmaktadır. Sâbiîler, kendi takvimlerine göre Kam Davla’nın ikinci gününde bir tür yeni yıl bayramı olarak kutladıkları Dihba Rabba’yı Newroz Rabba (büyük Newroz) olarak da adlandırırlar (Gündüz, Sâbiîler, s. 166).

Bir sonraki yazımda ise Kürt ve Türk tarihinde Nevroz’un önemine ve Nevroz’un İslamiyet’teki yerine değineceğim.

Selam ve hürmetlerimle dualarınızı beklerim. Allaha emanet olun.

Bu Yazıya Emoji ile Tepki Ver

0
0
0
0
0
0
0
0
0

Makale Hakkında Yorum Yapın!

Bir cevap yazın

Makale Hakkında Yapılan Yorumlar

Bu yazıya henüz yorum yapılmamış.