Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz Iğdır’a Geldi

3

2

Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, Iğdır’da Valilik binasında protokol tarafından karşılandı. Valilik şeref defterini imzalayan Bakan Yılmaz, Vali Davut Haner’i makamında ziyaret ederek, çalışmalar hakkında brifing aldı.

Yılmaz, yaptığı konuşmada, AK Parti hükümeti döneminde Iğdır’a yapılan yatırımlar hakkında bilgi verdi.

gazetecilerin sorularını yanıtlayan Yılmaz, Ergenekon davası kapsamında tutuklu bulunan ve tahliye olanlar hakkında, kendisine yöneltilen sorulara yanıt verdi. Çıkartılan kanunların kişilere özel olmadığını ve herkesi kapsadığını belirten Yılmaz, şöyle devam etti:

“Bir kanun çıkarılırken genel olarak çıkarılır, herkes için çıkarılır. Bu kanunda sevdiğim yararlansın sevmediğim yararlanmasın, sevmediğim yararlanmadı zaman, ‘Kusura bakmayın iyi olmadı. Sevdiğim yararlandı da iyi oldu’ diye bakılmaz. Genel, nesnel, tarafsız herkese eşit uygulanır. Çocuklarla ilgili bir yasa çıkarıldı. Bu yasa çıkarılırken o zaman Güneydoğu’daki taş atan çocukların cezalandırılmamasına yönelikti fakat bir kanun çıkardığınızda aynı kanunda bu sefer Trabzon’daki rahip cinayetine katılan da faydalanıyor. Kanunları böyle yazamasın o faydalansın, bu faydalanmasın. Kanunların genel özelliği vardır. Dolayısıyla bir kanun çıkarılmışsa artık kimin yararlandığına bakmazsın, kanun uygulanması lazım.”

Yılmaz, Anayasa Mahkemesi ile bireysel başvuru hakkının tanındığını ve çok sayıda kişinin yararlandığını ifade etti.

Hukuka uyan devletin en güçlü devlet olduğunu dile getiren Yılmaz, şunları kaydetti:”Kendi hakkını, hukukunun başka mahkemeler tarafından ihlal edildiğini iddia edenler, bireysel başvuru hakkını Anayasa Mahkemesi’nde kullandı.Anayasa Mahkemesi de bir karar verdi. Makul süre içerisinde bunları hukuka aykırı gördükleri yargılama neticesini temyiz mahkemesine götürülmesine fırsat verilmemesini bir hak ihlali olarak gördü. Bunun üzerinde de yerel mahkemeler tahliyelere karar verdi. Biz olan da hayır vardır diyoruz. Hukuka uyan devlet en güçlü devlettir. Önemli hukuku işletmek. Yine bir hukukçu olarak söylüyorum, hukuk yavaş da olsa yol alır.”

“ŞEHİR MERKEZLERİNDE, ASKERİ BİRLİKLERİN OLMASI DOĞRU DEĞİL”

Bir gazetecinin askeri birliklerin küçük şehirlere kurulmasıyla ilgili soruya da Bakan Yılmaz; “15 ay askerlik yapanların askerlik süresini 12 aya düşürdük. Biz geldiğimizde askerlik 18 aydı. Belki birçoğumuzun babası 2-3 yıl askerlik yaptı. 18 ayı 15 aya, 15 ayı da 12 aya indirdik. Dolayısıyla askerlik süresini kısaltınca asker sayısı da indi. Şu anda yaklaşık her 3 ay kısaltma 100 bin askerin daha az olması demektir. Şehir merkezlerinde, büyükşehir merkezlerinde askeri birliklerin olması doğru değil” yanıtını verdi.

TUNCELİ’DE POLİS MEMURUNUN ŞEHİT OLMASI

Yılmaz, İstanbul’daki gösterilerde bir kişinin ölümü ve Tunceli’de gösteriler sırasında kalp krizi geçiren polis memurunun şehit olmasına ilişkin soru üzerine şunları kaydetti:

“Olanları iyi değerlendirmiyorum, yazık. Herkesin canı çok kutsal, 76 milyonu kardeş biliyoruz. Birinin ayağına bir çivi batsa bir diken batsa biz yüreğimizde hissederiz. Tabii bu ölümlere hiç kimse iyi oldu diyemez. Bu ölümlerden büyük bir üzüntü duyuyoruz. Ateş kimin ocağına düşmüşse onlara sabır versin. Demokratik gösteri hakkını kullanmak çok normaldir. Bir hükümetin demokratik gösterilere teşvik etmesi lazım ama yakıp yıkan ve hukuku ihlal durumuna gelen bir gösteriye de vatandaşlarımızın tevessül etmemesi lazım. Vatandaşlarımızın buna yönelmemesi lazım. Tabi bu 14-15 yaşındaki Berkin kardeşimizin de evladımızın da Allah annesine babasına sabır versin. Yapılanların hiçbirisinin doğru olduğunu söyleyebilmek mümkün değil. Bizim vazifemiz insanları yaşatmak. En kolay şey öldürmek, yaşatmak daha zor. Devletin vazifesi insanı yaşatmak. İnsanı yaşat ki devlet yaşasın. İnsan olmazsa devlet olmaz.”

EMNİYET MÜDÜRLÜKLERİNDEKİ GÖREV DEĞİŞİKLİKLERİ

Bakan Yılmaz, emniyet müdürlüklerindeki görev değişiklerine ilişkin soruyu da; “hizmetin daha iyi verilemediği noktasında hizmetin daha iyi verilmesi düşüncesi ile bu değişiklikler yapılıyordur. Türkiye bir hukuk devletidir. Diğer bir tarafta da bu yaptığınız hukukla uygun değildir. Hizmetin daha iyi verilmesine yönelik bir tasarruf değildir diye mahkemeye gidiyorlar. Görelim mahkeme ne karar veriyor. Mahkemeler doğru veya yanlış bir karar verir ama verdiği kararı doğru diye kabul etmek gerekir ki hukukun üstünlüğü denilen şeyin bir açısı da budur” şeklinde yanıtladı.

Yılmaz, daha sonra Cumhuriyet Caddesi’nde ziyaret ettiği esnaflarla bir süre sohbet etti. Bazı Esnaflar Başbakan’ın Şiilerle ilgili yapmış olduğu konuşmaya tepki göstererek Bakan İsmet Yılmaz’a; “neden mezhep ayrımı yapılıyor. Bu konuda temkinli olsunlar biz Mustafa Kemal’in Cumhuriyet’ine inanmış insanlarız. Hiçbir şahıs kim olursa olsun mezhep ve etnik ırk üzerinden bunu yapmayın o zaman ülkemizi bölmeye çalışan uçlara yem atıyorsunuz. Şii ve Sünni biz Müslüman kardeşiz.” dedi.

Bakan Yılmaz ise; “76 milyon kardeşiz”, esnaf ise; “eğer kardeşsek Başbakan’ın ‘Şia’dan da aşağıdır’ söylemesi yanlış, onu düzeltin lütfen. Bizi siz Ermeni’den aşağı mı görüyorsunuz. Ben Oğuz Türkü’yüm, Azeriler Oğuzdur. Atatürk’ün Cumhuriyeti’ne inanmış Kemalist insanlarız. Bizi hiç kimse böyle aşağılamasın” dedi.

4

1

 

                  

 

 

 

Bu Yazıya Emoji ile Tepki Ver

0
0
0
0
0
0
0
0
0

Makale Hakkında Yorum Yapın!

Bir cevap yazın

Makale Hakkında Yapılan Yorumlar

Bu yazıya henüz yorum yapılmamış.