Kızıl Kürdistan Kurulması

mehmetnurituran

Komisyonların günümüze kadar ulaşan sınırlı tutanakları ve kararları, komisyon üyeleri içerisinde Kürdistan’ın kurulmasına çeşitli politik-taktik hamlelerle karşı koyanların olduğunu göstermektedir. Kürdistan meselesi, komisyonlarda bir kaç ay boyunca tartışılmıştır (Kasım 1922’den, Haziran 1923’e kadar). Çelişkiler daha çok hangi illerin Kürdistan’a dahil edilmesi konusunda yaşanmıştır. Örneğin, sonradan Kürdistan’a dahil edilen Gubadlı kazası hakkında alınan üç ayrı kararın ikisinde kazanın iptal edilmesi öngörülmüş, üçüncüsünde serbest bir kaza olması doğru bulunmuştur[Azerbaycan MYK Prezyudum (Başkanlık heyeti) kararları 21.10. 1922, paragraf 4; 20.11.1922, paragraf 2; 30.12. 1922, paragraf 4; 13.01.1923, paragraf 1. Azerbaycan MYK yanında Azerbaycan Merkezi Devlet arşivi. Dosya 7]. Diğer taraftan kimi komisyon üyeleri, Kürdistan oluşturulması düşüncesini sulandırmaya çalışmıştır. Azerbaycan hükümet komisyonunun Temmuz 1923 toplantılarının birinde komisyon üyelerinin bir bölümü Kürdistan’ın kaza biçiminde örgütlendirilmesini, bir bölümü ise il olarak Karabağ içinde kalmasını önermiştir. Oylar bölünerek mesele açık kalmıştır [A. Bukşpan “Azerbaycan Kürdleri” Baku, 1932 s., 51-52]. Burada dikkat çeken husus, komisyon üyelerinin etnik bir kesimin ağırlıkta yaşadığı bölge olması itibarıyla gündemleşen Kürdistan’ın, milli esaslar temelinde kurulmasından ısrarla kaçması olmaktadır.

Komisyonun 7 Temmuz 1923 tarihli toplantısında Kürdler açısından tarihi bir karar alınmıştır. Komisyon, net ifadelerle “Özerk Kürdistan kurulması” kararını açıklamıştır. Bu tarihi kararın orijinal biçimi şöyledir:

“Otonom Karabağ’ın ve Kürdistan’ın sınırlarının belirlenmesi komisyonu toplantısının tutanağı: 7 Temmuz 1923 yılı.

Dinlendi:

  1. Karabağ’ın aran (düzlük-ovalık) bölümünün yürütme organlarının yapılandırılmasına dair. Kürdistan’a dair. (…) Karara alındı:
  2. Özerk Kürdistan oluşturulması, merkezinin ve sınırlarının Özerk Dağlık Karabağ’ın sınırlarının tespit edilmesiyle birlikte belirlenmesi. Komisyon başkanı  E. H. Garayev[Marksizm Leninizm Enstitüsü, Azerbaycan şubesi parti arşivi F.1. ÖD.74. D.132.L.170].

Nihayet, 9 gün sonra, 16 Temmuz 1923’te Azerbaycan Komünist (bolşevikler) Partisi Merkez Komitesi, komite sekreteri S.Kirov’un imzasıyla yayınlanan aşağıdaki karara ulaşmıştır: “Azerbaycan K(b)P Başkanlık heyeti toplantısının tutanağı.”

16 Temmuz 1923. Karara alındı: d) Kürdlerin yerleşik olduğu topraklarda “Kürdistan uyezdi” (kazası-H.Ş) oluşturulması (…) Azerbaycan KP MK sekreteri S.Kirov”[ Marksizm Leninizm Enstitüsü, Azerbaycan şubesi parti arşivi F.1. ÖD.74. D.132.L.166].

19 Temmuz 1923’te Azerbaycan Komünist partisinin merkez organı olan “Baku işçisi” gazetesi Kürdistan kazası oluşturulmasını şu biçimde sayfalarına taşımıştır: “Azerbaycan MYK kararı uyarınca, Dağlık Karabağ’ın tesis edilmesiyle ilgili aran (ovalık) Karabağ iki kazaya ayrılacaktır. Birisinin merkezi Ağdam, diğerinin merkezi Cebrayıl olacaktır. Kürdistan da özgün bir kaza biçiminde örgütlendirilecektir”.

21 Temmuz 1923’te Azerbaycan MYK ve Azerbaycan Halk Komiserleri Sovyeti’nin (HKS) ortak toplantısında, Azerbaycan K(b)P’in “Kürdlerin toplu yaşadıkları bölgelerde Kürdistan kazası oluşturmak” kararı harfiyen tekrarlamak suretiyle onaylanmıştır.

Temmuz sonunda Azerbaycan MYK tarafından Kürdistan’ın merkezi Pircahan (Laçın) [Bazı belgelerde Kürdistan’ın inzibatı merkezi “Pircahan (Laçın)” biçiminde geçse de merkez, eskiden Abdallar olarak bilinen köyün üzerinde Laçın ismiyle kurulan kasabaydı]. olarak belirlenmiştir.

Kızıl Kürdistan Kazası

1923 Ağustos’unda Kürdistan Yürütme Komitesi başkanlığına bolşevik Hüsü Hacıyev getirilmiştir. Kürdistan kazasının kurulmasıyla birlikte Kürdler arasında eğitimsizliğin, soysal geriliklerin ortadan kaldırımlısı, Kürd dili ve kültürünün geliştirilmesi açısından önemli adımlar atılmış, çok sınırlı da olsa ana dilde okullar açılmaya başlamıştır. Kürdçe eğitim Laçın’ın Minkend köyü sakini olan öğretmen Müseyib Axundov’un hazırladığı Latince Kürd alfabe kitabı esasında yapılmıştır. Söz konusu alfabe kitabı ve yine Müseyib Axundov’un “Mêyveded Apêlê” (“Nisan meyveleri)” isimli çocuklar için şiir kitabı incelendiğinde Kürd okul sisteminin oluşturulması açısından önemli bir başlangıç yapıldığı açıkça görülmektedir.

Erivan’da faaliyete başlayan (1 Ocak 1931) Kürd öğretmenler okulundan (teknikum) sonra 1932’de Dağlık Karabağ’da yerleşen Şuşa Pedagoji okulunda Kürd fakültesi açılır. Milli eğitim kadroları hazırlanması süreci hız kazanır.  Okulun ilk müdürü, sonradan Azerbaycan’ın en büyük romancısı ve ilk Halk Yazarı unvanını alan, SSCB emek kahramanı, Kürd Süleyman Rehimov’un ve eşi Kalem hanımın büyük emekleri olur. Kürd Tiyatrosu oluşturulur, Kürdçe radyo programları hazırlanır. 1932’de “Şura Kurdistanı” (“Sovyet Kürdistanı”) isminde Azeri’ce ve Kürdçe gazete, Laçın’da yayınlanmaya başlıyor. Gazetenin Kürt’çe bölümünü Kamallı köyü sakini, öğretmen İbrahimê Allaverdi yönetiyor.

Ne var ki, yalnız Azerbaycan Kürdleri açısından değil, Kürd halkının tamamı için önem arz eden bu gelişmeler altı yıl sonra durdurulur. 1929 yılında Kelbecer, Laçın, Gubadlı ve Zengilan illerinden oluşan Kürdistan kazası siyasi-bölgesel birim olarak iptal edilip Dağlık Karabağ özerk bölgesine dahil edilir. Lakin kısa bir süre sonra Kürdistan illeri Azerbaycan hükümetinin 25 Mayıs 1930 tarihli kararı ile Dağlık Karabağ’dan alınarak Kürdistan dairesi biçiminde örgütlendirilir. Dairenin merkezi yeniden Laçın olur. Cebrayıl ilinin bir hissesi de Kürdistan’a eklenmekle dairenin arazisi daha da büyütülür. Ne var ki, Kürdistan dairesi yalnız 75 gün yaşar. 23 Temmuz 1930’da SSCB ve Azerbaycan hükümetlerinin kararıyla daire ortadan kaldırılır. Bunun uyduruk gerekçesi ise, ülke genelinde dairelerin iptal edilerek il düzenlemesine geçilmesi olur.

1936’da Azerbaycan Kürdlerinin kimliklerinin “milliyeti” bölümünde yer alan “Kürd” kelimesi de özel bir kararla ortadan kaldırılarak yerine “Azerbaycanlı” yazılıyor. Kimlik bilgilerinin böylesi tahrif edilme çalışması 1938’de bitirilir. Yeri gelmişken, Kürdleri resmen “ortadan kaldırıma” uygulaması Azerbaycan’da tümden, Türkmenistan’da genellikle, Gürcistan’da kısmen gerçekleştirilmiştir. Ermenistan’da ise Yezidi Kürtlerin dini kimlikleri milli-etnik kimlikleri biçiminde yansıtılarak milliyeti gösteren bölüme “Yezidi” yazılmış, Kızıl Kürdistan dairesinin yok edilmesinden sonraki süreçte yavaş yavaş ana dilde okullar, radyo ve tiyatro kapatılmış, Kürdçe kitap basımı durdurulmuş, [1923-1938 yılları arasında Azerbaycan’da Kürdçe 27 kitap basılmıştır] kısacası Kürdlük adına var olan her şey yasaklanmıştır. Ülkede uzun yıllardan beri devam eden asimilasyon sürecine hız verilmiştir.

 Haftaya bu yazı dizisinin devamında “Stalin’in Kürt Kimliğini İdamı ve Asimilasyon” başlığını işleyeceğim.

 

Bu Yazıya Emoji ile Tepki Ver

0
0
0
0
0
0
0
0
0

Makale Hakkında Yorum Yapın!

Bir cevap yazın

Makale Hakkında Yapılan Yorumlar

Bu yazıya henüz yorum yapılmamış.