Iğdırlılar Dün Gece Ateş Yakıp Üstünden Atladılar

a2

 

a1

Iğdır’da yıllardan beri devam eden geleneksel Nevruz bayramı Azeri Türkleri arasında devam ediyor.

Iğdır’da yaşayan Azeri Türkleri, dün akşam evlerinin önünde ateş yakarak üstünden atladılar, Atlarken de “Ağırlığım uğurluğum bu ateşin üstüne “dediler.

Genç kız ve kadınlar evlerde kapı pencere dinleyip niyet tutular. Nişanlı kızlara yedil evin denilen yedi çeşit meyve ve çerezden oluşan yörede” Honca “denilen tepsi içinde hediyesiyle birlikte bir tepside gönderildi. Geleneksel olarak her evde genelde yapılan Nevruz kutlamaları başlamış oldu. Iğdırlılar 21 Mart günüde bayramlaşma yaparak birbirlerinin bayramlarını kutlamış olacaklar.
AraştırmacıYazar Ziya Zakir Acar, Iğdır’da geleneksel nevruz bayramı şu şekilde kutlandığını söyledi:” salıyı çarşambaya bağlayan gece “ahir-çerşenbe” denir. Bu gecede bahçe temizliğinden toplanan çalıçırpılar ateşte yakılır. Ateşten atlayanlar “ağılığım uğurluğum bütün hasatlıklarım bu ateşin üstüne derler.”En az yedi kuru ve yaş yemişten oluşan “yeddi-levin” gecesi yapılır. Kırmızıya boyanan yumurtalar tokuşturulur. “Gapı pusma” âdeti, gençlerin niyet tutarak komşu kapılarını dinlemeleri ile ilgilidir. İlk duyulan söz, yeni yılın lehine veya aleyhine yorumlanmasına neden olur.

IĞDIR’DA GELENEKSEL NEVRUZ BAYRAMI KUTLANMAYA BAŞLANDI.
IĞDIR’DA MEZARLIK ZİYARETİ YAPILDI.

Iğdır’da yıllardan beri geleneksel olarak kutlanan Nevruz bayramı çerçevesin de “ölüler bayramı” diğer adıyla mezarlık ziyareti yapıldı.

Geleneklere göre Nevruz bayramından önce gelen ilk Salı günü insanlar mezarlığa giderek ölen yakınlarının mezarını ziyaret edip Kuran-ı Kerim okur dua ederler. Kimisi ise ağlar. Yıkılan, bozulan mezarlar tamir edilir. Bu çerçeve içinde bugün Iğdır’da yaşayan vatandaşlar Asri mezarlığa giderek yakınlarının mezarını ziyaret edip dua ettiler. Kuranı-ı kerim okuttular.

 Sabah erken saatlerde başlayan mezarlık ziyareti akşama kadar sürecek.

Konu ile ilgili konuşan vatandaşlar ,” Nevruz bayramı baharbayramıdır. 5 bin yıllık bir Türk bayramıdır. Her sene olduğu gibi bu yılda Nevruzbayramı arifesinde kabir üstü diye tanımladığımız mezarlık ziyareti yapılıyor. Burada Kuran-kerim okunur dualar edilerek ölenlerimizin bağışlanması yüce Allah’tan istenir. Bunu yaparken hakkın rahmetine kavuşan ölenlerimizin sevinip mutlu olmasını amaçlamaktayız. Yıl içinde rahmete kavuşanlara başsağlığı dileğindebulunulur. Bunlar bir çeşit nevruz bayramına hazırlık özelliği taşımaktadır. Nevruz bayramının memleketimize hayırlar getirmesini dileriz.”dediler.

 Bazı  Vatandaşlar da Nevruz bayramı öncesi ölen yakınlarımızın mezarını ziyaret edip dua edip kuran okuyoruz. Bu bir gelenektir. Yıllardır bu gelenek yaşatılıyor.”şeklinde konuştular.

 Araştırmacı Yazar  Öğretim Görevlisi Turgut Öcal,,’Ölüler Bayramı’nda kabir ziyareti yapıldığını, bu günün İslamiyet ile Türk kültürün bir birine bağlanmasının bir göstergesi olduğunu söyledi.

 Öcal,”Her yıl olduğu gibi bu yılda Nevruz Bayramı arifesinde kabir üstü diye tanımladığımız mezarlık ziyareti yapılıyor. Burada Kur’an-ı Kerim okunur, dualar edilerek ölenlerimizin bağışlanması yüce Allah’tan istenir. Bunu yaparken hakkın rahmetine kavuşan ölenlerimizin sevinip mutlu olmasını amaçlamaktayız. Bu istikamette ölen yakınlarımız için Kuran okuruz. Nevruz Bayramı öncesinde ölen
yakınlarımızında bayram etmesine gayret ederiz.  Yıl içinde rahmete kavuşanlara başsağlığı dileğinde bulunulur. Bunlar bir çeşit Nevruz bayramına hazırlık özelliği taşımaktadır. Nevruz bayramının memleketimize hayırlar getirmesini dileriz” dedi.

 Iğdır ve çevresinde asırlardan beri Mart ayının ilk çarşambasından son Çarşambasına yani nevruz bayramına kadar  üç kez olmak kaydıyla yakılır. En büyük nevruz ateşi ise Üçüncü Ahır Çarşamba ve bayram gecesi Salı’yı arşambaya bağlayan alav alav gecesinde yakılır.
Iğdır ve çevresinde Nevruz ateşi geleneği; Nevruzda yakılan ateşe yöre halkı genelikle tongal denir,  Ateşin yakılması ile içlerinden bir dilek tutarak ateşin üzerinden atlayan kimseler bu dileklerinin gerçekleşeceğine, tüm hastalıklarının bu ateşe dökülüp yanacağına, yeni yıla bu hastalık ve kötülüklerden arınarak girileceğine inanılır. İnanışa göre ateşin üzerinden üç veya yedi defa atlanması gerekmektedir.
Ateşin üzerinden atlanırken genellikle şöyle bir tekerleme okunur  Ağırlığım, uğurluğum dökülsün bu ateşin üstüne,Ağırlığım, uğurluğum hep bu ateşe Ağırlığım uğurluğum dökülsün, odda yanıp kül olsun,
Yansın alev saçılsın, menim bahtım açılsın.Bu arada yağlı paçavralardan yapılan ateş topları da bir telle bağlanır ve birkaç defa sallandıktan sonra havaya atılır. Daha sonra tongalın külleri bolluk getirsin diye evin bahçesine serpilir.

Dışarıdaki alav alav şenliği bittikten sonra eve gelinerek “en milli sofra sayılan” Nevruz sofrasına oturulur. Bu sofrada pilav, kavurga, yarma yemeği, et v.s gibi milli yemeklerin yanında boyanmış yumurta, çeşitli kuruyemiş (yeddilevin)çeşitleri ve semeni bulunur. Sofra başında aile fertleri birbirini tebrik eder, evin aksakallarının işaretiyle yemeye bbaşlanılır. Nevruz/Yeni yıl bayramında aksakallar bütün dargınları barıştırır, gençlere öğüt nasihat verirler.

ATEŞ KÜLTÜRÜ

Eski Türk inanç sisteminin belli başlı kütlerinden birisi de ateş kültüdür. Türkler’de dünyanın yaratılışı, bahar ve ateş arasında bir bağ kurulur. proto-türk kültüründe kün(güneş ) ısı ve ışık kaynağı olduğu gibi, yeryüzünde de ateş hem, ısı, hem ışık verir. Bu yüzden yeryüzünde güneşin, yani tanrinın temsilcisidir. Bu yüzden kutsaldır.

Ateş yakılan yer ocaktır, bu yüzden çoğu kere ikisi aynı anlamda kullanılır. ocaksız barınak olmaz. Bu yüzden ocak hem eve, hem de aileye işaret eder. Ocağın tütsün, ocağımızı söndürme gibi ifadeler günümüzde bile ailenin devamına işaret eder. Geçmişte pek çok aile oca klarını hiç söndürmeden sürekli yakarlardı. Modern hayatta önce sobalara, sonra da kalorifere geçince, bu kavram önemini kaybetmeye yüz tutmuştur.

 

Bu Yazıya Emoji ile Tepki Ver

0
0
0
0
0
0
0
0
0

Makale Hakkında Yorum Yapın!

Bir cevap yazın

Makale Hakkında Yapılan Yorumlar

Bu yazıya henüz yorum yapılmamış.