Hz. Hüseyin (RA) 3

mehmetnurituran

Bu arada Hz. Hüseyin (RA)’in hasta yatağındaki oğlu Ali Zeynelabidin öldürülmek istendiyse de Ömer b. Sa’d buna engel oldu (10 Muharrem 61/10 Ekim 680).

Şehidlerin cesetleri ertesi gün Beni Esed mensuplarının ikamet ettiği Gadiriye köylülerince toprağa verildi. Ve kimse yerini bilmesin diye herhangi bir işaret bırakılmadı. Hz. Hüseyin (RA)’in kesik başı ve esirler Dımaşk’a gönderildiğinde Yezid görünüşte üzülmüş ve Hz. Hüseyin (RA)’i öldürtmesi sebebiyle Ubeydullah b. Ziyad’a lanet etmiştir.

Ancak onun bu üzüntüsünde samimi olduğunu soylemek mümkün değildir. Cünkü gercekten üzülmüş olsaydı Ubeydullah, Şemir ve diğerlerini hic değilse görevlerinden alması gerekirdi; ayrıca öldürme emrini verenin bizzat kendisi olduğu biliniyor. (Dineveri, s. 284-285; Ya’kubi, II, 229).

Bununla beraber Hz.Hz. Hüseyin (RA)’in katliamdan kurtulan oğlu, kızları, kız kardeşi ve Taliboğulları’ndan diğer esirler Dımaşk’ta birkac gün tutulduktan sonra Yezid tarafından bir muhafız birliği refakatinde Medine’ye gonderilmiştir.

Hz. Hüseyin (RA)’in başının nereye gömüldüğü konusu ihtilaflıdır. Medine’de Baki’ Mezarlığı’na, Necefte babasının yanına, Kufe dışında bir yere, Kerbela’da cesedinin konulduğu kabre, Dımaşk’ta bilinmeyen bir yere, Rakka’ya, hatta Kahire’ye gömüldüğüne dair rivayetler bulunmakta (Muhsin el-Emin, IV, 390-394) ve bunlardan birincisi daha güçlü bir ihtimal olarak görülmektedir (İbn Kesir, VIII, 204). Öte yandan İbn Şehraşub, Şeyh el-Mufid, Muhammed Bakır el-Meclisi, Muhsin el-Emin, Fehmi Oveys gibi Şii yazarları Hz. Hüseyin (RA)’in doğumu, cocukluğu, gençliği ve şehadetiyle ilgili tarihi gerçeklere uymayan pek cok olağan üstü hadise ve keramet rivayet ederler.

 Kaynaklar Resul-i Ekrem’in iki torununu cok sevdiğini, isteklerini tereddütsüz yerine getirdiğini, onlarla oyun oynadığını, sırtına bindirip gezdirdiğini, hatta secdede iken üstüne cıktıklarında inmelerine kadar beklediğini yazar ve onlara olan düşkünlüğünü gösteren bircok rivayet nakleder. Bir gün Hz. Peygamber minberde iken Hz. Hasan (RA) ile Hz. Hüseyin (RA)’in düşe kalka mescide girdiklerini görünce konuşmasını yarıda keserek aşağı inip onları kucaklamış ve, “Cenab-ı Hak, ‘Mallarınız ve cocuklarınız sizin icin birer imtihan vesilesidir’ (et-Tegabun 64/15) derken ne kadar doğru soylemiş; onları görünce dayanamadım” dedikten sonra konuşmasını surdurmuştur (İbn Mace, “Libas”, 20;Tirmizi, “Menakıb”, 30; Nesai, “Cumca”, 30, “cideyn”, 27).

Müslümanların Ehl-i beyt’e ve al-i abaya dahil olan Hz. Hz. Hasan (RA) ile Hz. Hüseyin (RA)’e duyduğu sevgi ve şefkat Resul-i Ekrem’in vefatından sonra da devam etmiştir. Mesela Hz. Ömer, hilafeti sırasm-da divan teşkilatını kurup herkese yapılacak yardımları belirlerken onlara Bedir Gazvesi’ne katılanlara verilen miktarda tahsisat ayırmıştır (Taberî, Tarih, I, 2413).

Hz. Hüseyin (RA) Resulullah’m sevgili torunu, emaneti ve reyhanesi (çiçek demeti) denilerek müslümanlardan daima sevgi, şefkat ve bağlılık görmüş ve adları çocuklara verilen en yaygın isimler arasında yer almıştır.

Şii dunyası, Şiiliğin hareket noktası ve temel şahsiyeti Hz. Ali (RA) olmakla birlikte, şehid edilişinin arka planında varlığını sürdürebilen güçlü bir siyasi kuruluş bulunmadığından

bu olayla fazla ilgilenmemiş, Hz. Hüseyin (RA)’in şehadetini ise Şiiliğe hayat veren bir kaynak telakki ederek ictimai ve siyasi hayatın parolası haline getirmiştir. Bugün İslam dunyasının en buyuk azınlık mezhebini oluşturan İsnaaşeriyye İmamiyyesi’nin özellikle duygu ve gönül hayatını Hz. Hüseyin (RA) sevgisi yönlendirmektedir.

Hz. Hüseyin (RA)’in Kerbela’da şehid edilişinin hatırasını anmak icin yapılan ve “taziye” denilen yas merasimleri, onu imamların üçüncüsü ve on dort ma’sum-ı pakin (cardeh ma’sum-i pak) beşincisi kabul eden Şii dünyasında başlı başına bir olaydır. Ancak Sunniler’in tuttukları 10 (veya 9,10,11) Muharrem orucunun Kerbela taziyesiyle bir ilgisi yoktur. Hz. Hüseyin (RA)’in acıklı sonu İslam edebiyatında başlı başına bir tür oluşturmuş ve özellikle taziye törenlerinde okunmak uzere Şii şair ve edipleri tarafından “maktel” veya “maktel-i Hz. Hüseyin (RA)” denilen mersiye ve okuma parçaları kaleme alınmıştır. Hz. Hüseyin (RA)’in çocuklarından Ali el-Ekber Kerbela’da kendisiyle birlikte şehid olmuş, Ca’fer ve Abdullah adlı oğullarından devam etmeyen soyu diğer oğlu Ali Zeynelabidin’den devam ederek seyyid unvanıyla tanınmıştır. Ayrıca Fatıma ve Sekine adlı iki de kızı vardı.

 

Bu Yazıya Emoji ile Tepki Ver

0
0
0
0
0
0
0
0
0

Bunlar da Dikkatinizi Çekebilir!

Makale Hakkında Yorum Yapın!

Bir cevap yazın

Makale Hakkında Yapılan Yorumlar

Bu yazıya henüz yorum yapılmamış.