HEYKEL MESELESİ…

11

Iğdır Belediyesi aldığı bir kararla, şehrin bazı bölgelerine Feqiyê Teyran, Musa Anter, Mehmet Uzun ve Ahmedê Xani gibi yazarların heykellerini dikeceğini açıkladı. Bu karardan sonra Iğdır’da bir curcuna koptu ki sormayın. Iğdır tekrar taraflara ayrıldı. Bir taraf ‘yıkacağız’ derken diğer taraf ‘yıktırmayız’ diyor. ‘Karşılıklı hoşgörü’ ve ‘değerlere saygı’ gibi kavramlar ne yazık ki bu heykel meselesinde de somut bir yer bulamadı.

MHP İl Başkanı Cahit Erol yaptığı yazılı açıklamada, heykeli dikilecek kişilerin Iğdırlı olmadığını, bu kişilerin kendi memleketlerinde bile heykellerinin bulunmadığı ve belediye eğer illaki heykel dikecekse Iğdırlı kahramanların heykellerinin dikilmesi gerektiğini açıkladı.

Şimdi tam da bu noktada aklımın almadığı birkaç şeyi sizinle paylaşmak istiyorum:

  • Acaba bir edebiyatçı, yazar, lider, siyasetçi veya herhangi bir kişinin bir yere heykeli dikilecekse illaki o kişinin memleketine mi heykeli dikilmek zorundadır? Eğer böyle bir kural varsa Haydar Aliyev gibi siyasi ve askeri başarılar elde etmiş bir liderin heykelinin Iğdır’a dikilmiş olmasını nasıl açıklamak gerekir?
  • Cahit Erol yaptığı açıklamada illaki bir heykel dikilecekse Iğdırlı kahramanların (Kerem Bey, Hamit Bey, Ali Eşref Bey gibi) heykelinin dikilmesi gerektiğini belirtiyor. Heykeli dikilecek olan Feqiyê Teyran, Musa Anter, Mehmet Uzun ve Ahmedê Xani gibi kişilerin askeri başarılar göstermiş bir kahramanlıkları yoktur. Hem heykeli dikilecek kişinin illaki kahraman olmasına da gerek yoktur. Bir yazarın, müzisyenin, edebiyatçının, öğretmenin, mühendisin, çiftçinin, esnafın dahi heykeli dikilebilir. Heykeli dikilecek olan kişilerin mutlaka kahraman olması mı gerekir acaba?

Bir halk saygı duyduğu, değer verdiği, hatırasını yaşatmak istediği kişileri ölümsüzleştirmek ister. Kimi zaman bunu heykellerini dikerek yapar. Ahmedê Xani; ‘Mem u Zin’ gibi dillere destan olmuş bir aşk hikâyesinin yazarıdır. Değerli bir edebiyatçıdır. Feqiyê Teyran aynı şekilde 17. yüzyıl Kürt edebiyatının değerli yazarlarından biridir. Musa Anter, Kürtçe şiirler yazan, halkın gönül dergâhına hitap etmesini başarmış bir şairdir. Bu kişiler halkın gönlünde yer etmesini beceren kişiler olmuştur. Bu yüzden tamda heykeli dikilecek kişilerdir. Halkın değer verdiği kişilerin onları ölümsüzleştirmek istemesine ancak saygı duyulur. Bu sebeple bu heykelleri illaki yıkmayı hedeflemek yerine, değerlere saygı gösterilmese dahi buna tahammül edebilmek erdemlerin en büyüğüdür.

Gelgelelim heykel meselesinin bir diğer yüzü daha var. Iğdır Azeri ve Kürt halkını içinde barındıran kozmopolit bir şehirdir. Iğdır Belediyesi ne kadar Kürtlerinse bir o kadar da Azerilerindir. Bu sebeple heykel dikme kararı alan Iğdır Belediyesi’nin Azeri sanatçıları da dikkate alması gerekirdi. Zira Azeri edebiyatına renk katan Neriman Nerimanov gibi, Azeri Türkçesini çok güzel bir şekilde kullanan Bahtiyar Vahapzade gibi, yazdığı ‘Heyder Baba’ şiiriyle dillere destan olan Muhammed Hüseyin Şehriyar gibi çok değerli sanatçılar bulunmaktadır. Iğdır Belediyesi heykel dikme kararı aldığında bu sanatçıları da düşünebilirdi. Zira ötekileştirmeye, asimilasyona, ayrıştırmaya karşı mücadele ettiğini söyleyen bir partinin yönettiği belediyeye iki tarafı da düşünmek yakışırdı.

 

Bu Yazıya Emoji ile Tepki Ver

0
0
0
0
0
0
0
0
0

Makale Hakkında Yorum Yapın!

Bir cevap yazın

Makale Hakkında Yapılan Yorumlar

Bu yazıya henüz yorum yapılmamış.