Dini İlimlerin Tahsil Edildiği Yerlere Zekât Verilirimi?

mehmetnurituran

Dini ilimlerin veya Kur’ân’ın hıfz ve ta’lîminin yapıldığı yerlere zekâtını vermek isteyen bir kimse.

Ya doğrudan doğruya o medrese veyâ Kur’ân kursundaki mümessile şahsına temlîk sûretinde verir. Bu şahıs da o zekâttan ihtiyâcı kadar alabilir. Fazlasını alamaz. Diğerini oraya harcar. Veyâ orada bulunan talebelere bizzât kendisi doğrudan doğruya temlîk sûretiyle teslîm eder.

“S- Biz kuvvetimizi nasıl toplayıp, nâmûs-i İslâmiye-i milliyeyi muhâfaza edeceğiz?

“C- Fikr-i milliyet ile, milletin cevfinde havz-ı kevser gibi bir havz-ı ma’rifet ve muhâbbet yapınız. Altındaki suyunu çeken delikleri, maârif ile kapatınız. İçine su akıtan yukarıdaki mecrâları, fazîlet-i İslâmiye ile açınız. Büyük bir çeşme var, şimdiye kadar sû’-i istimâl ile şûristana dağılıp bâzı seele ve acezeye neşv ü nemâ verdi. Bu çeşmeye güzel bir mecrâ yapınız, mesâî-yi şer’ìyye ile şu havuza dökünüz. Sonra da bostan-ı kemâlâtınıza su veriniz. Bu, hiç bitmez ve tükenmez bir menbâ’dır.

“S- Nedir o çeşme?

“C- Zekât. Sizler Hanefî ve Şafiìsiniz.

“Suâl: حَبَّذَا وَنِعْمَتْ اِنْ لَمْ تَذْهَبْ غَائِضَةً كَلْ فَاضَتْ اِلىٰ تِلْكَ الْخَزِينَةِ

“Cevâb: اَجَلْ اِنَّ فِيكُمْ ذَكَاوَةً اِنَّمَا تَتَزَاهَرُ باِ لزَّكَاةِ

“HÂŞİYE Darılma! Şu kelâm, zekâtın postunu giymiş…

“S- Nasıl?

 “C- Eğer ezkiyâ zekâvetlerinin zekâtını ve ağniyâ velev zekâtın zekâtını milletin menfaatına sarfetseler; milletimiz de başka milletlere yolda karışabilir.

“S- Daha başka?

“C-İânat-ı milliye-i İslâmiye denilen nüzûr ve sadakàt, zekâtın ammizâdeleridirler, asabiyetini çekerler, hizmette yardım edecekler.

“S- Neden çok âdât-ı müstemirremizi tezyîf ediyorsun?

“C- Herbir zamânın bir hükmü vardır. Şu zamân, bâzı ihtiyarlanmış âdâtın mevtine ve neshine hükmediyor. Mazarratlarının menfaatlarına olan tereccuhu, idâmına fetvâ veriyor.” (Münâzarât)

 “(HÂŞİYE Darılma! Şu kelâm, zekâtın postunu giymiş… Kırk beş sene evvel bedevî aşâire olan bu dersler, şimdi Nûr’un şâkirtlerinede bir ders olabilir diye kalbime ihtâr edildi. Ben de Medresetü’z-Zehrâ erkânına havâle ederim. Lüzûmsuz ve münâsip olmayan kelimeleri çıkarıp, bu zamâna ve nûrculara muvâfık kısmını yazsınlar. Tâ Eski Saîd dahi bir nûrcu olsun, o zamânda münferit kalmasın!

 

Bu Yazıya Emoji ile Tepki Ver

0
0
0
0
0
0
0
0
0

Bunlar da Dikkatinizi Çekebilir!

Makale Hakkında Yorum Yapın!

Bir cevap yazın

Makale Hakkında Yapılan Yorumlar

Bu yazıya henüz yorum yapılmamış.